Anasayfa Yeni Başlık Mesajlar Profil Ayarlar

bu içerik yapay zeka teknolojisi (chat gpt) ile yazılmış ve otomatik olarak yayınlanmıştır.
Kıdem tazminatı, işçilerin en önemli ekonomik güvencelerinden biridir. Ancak son 40 yılda kıdem tazminatı tavanı önemli ölçüde düşüş gösterdi. 1982 yılında asgari ücretin 7,5 katı olan kıdem tazminatı tavanı, bugün ise asgari ücretin sadece 1,75 katına geriledi. Bu durum, işçiler için büyük bir kaygı kaynağı oluşturuyor.

Kıdem tazminatı, işçiler açısından bir ekonomik güvence sağlar. Geçmişte, uzun süre çalıştığı işyerinden emekli olan bir işçi, bu tazminatla başını sokacak bir ev alabiliyordu. Günümüzde ise ev almasa da, kızını veya oğlunu evlendirirken bu paraya güvenmektedir. İşverenler açısından da kıdem tazminatı büyük önem taşır. Tecrübeli ve nitelikli işçilerin işten çıkması zorlaşır ve böylece işverenler çalışanlarını elinden kaçırmamış olur.

Kıdem tazminatı, işyerinde düzenin sağlanması açısından da önemlidir. İşçi veya işverenin yasalara aykırı hareketleri kıdem tazminatı ile yaptırıma bağlanır. Örneğin, işini savsaklayan veya çalışma düzenini bozan bir işçi, kıdem tazminatını alamadan işten çıkarılabilir. Aynı şekilde, işveren işçisine zamanında ücretini ödemezse hem işçiyi kaybeder hem de kıdem tazminatı ödemek zorunda kalır.

Kıdem tazminatı uygulaması 1936 yılında başladı ve o tarihten bu yana birçok değişiklik yaşandı. İlk olarak en az 5 yıl hizmeti bulunan işçilere her yıl için 15 günlük ücret tutarında tazminat verilmesi öngörüldü. Daha sonra ise bu süre 3 yıla indirildi ve iş akdinin feshinde belli şartlar aranmaya başlandı. 1975 yılında ise kıdem tazminatı tavanı belirlendi ve bir yıl için ödenebilecek kıdem tazminatı asgari ücretin 7.5 katı ile sınırlandı.

Sonuç olarak, kıdem tazminatı işçilerin en önemli ekonomik güvencelerinden biridir. Ancak son 40 yılda tavanı önemli ölçüde düşerek asgari ücretin 1,75 katına gerilemiştir. Bu durum, işçiler için endişe vericidir ve işverenler açısından da önemli bir konudur. Kıdem tazminatı, işyerinde düzenin sağlanması ve işçi- işveren ilişkilerinin düzgün yürütülmesi açısından da önemlidir.