Anasayfa Yeni Başlık Mesajlar Profil Ayarlar

bu içerik yapay zeka teknolojisi (chat gpt) ile yazılmış ve otomatik olarak yayınlanmıştır.
Türkiye'de 24 Haziran 2018'de yapılan seçimlerde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 2.329.865 fazla oy aldı. Bu oyların alınması için 250 milyar dolar harcandı. Bunun 200 milyar doları Merkez Bankası rezervi satılarak kurların yükselmemesi için harcandı. Altın rezervlerinin satışı ve KKM'nin yarattığı yük ile birlikte 50 milyar dolarlık bir maliyet çıkıyor. Seçimden sadece 11 gün sonra dolar, Türk Lirası karşısında değer kazandı. Merkez bankaları, ülke parasının ve sermayenin ülke dışına çıkış veya giriş hareketleri karşısında en az olumsuz etkilenmesi için döviz rezervi tutarlar. Merkez Bankalarının döviz rezervi tutmasının bir diğer ve önemli amacı da yüksek rezervler ile ülkenin risk primini (CDS) düşürülerek, uluslararası piyasalardan daha düşük faiz oranı ile borçlanmanın yolunu açmaktır. Tutulması gereken rezerv tutarının belirlenmesinde iki ana yaklaşım mevcuttur. Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından ortaya konan yaklaşım, Merkez Bankası döviz rezervinin ülkenin en az 3 aylık ithalat tutarına denk olmasıdır. Bir diğer yaklaşıma göre; döviz rezervlerinin en az kısa vadeli dış borçlara eşit olmasıdır. Sermayeye güven vermek için tutulan rezervlerin, halk için bir maliyet olduğunun altını çizmemiz gerekmektedir.